Bakan Dönmez: “Yerli kaynakların elektrik üretimindeki payı Aralık 2018'den bu yandan durmadan 23 aydır aylık bazda yüzde 50'nin üzerinde seyrediyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Yerli kaynakların elektrik üretimindeki payı Aralık 2018’den bu yana aralıksız olarak 23 aydır aylık bazda yüzde 50’nin üstünde seyrediyor” dedi.

Türkiye Enerji Zirvesi Özel Lansmanı’na katılarak tavır yapan Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanı Dönmez birçok konuda açıklamada bulundu. Bakan Dönmez, “Akkuyu’da işler planlandığı şekilde yürüyor. Akkuyu NGS’nin üçüncü ünitesi için inşaat lisansı verildi. İnşallah birincil reaktörü 2023’te, kalan 3 reaktörü de birer sene arayla devreye alacağız” derken, yerli araba TOGG’un çok miktar altyapısına dair çalışmaların ise büyük oranda tamamlanacağını dile getirdi.

“Artık geleneksel süper güçlerin etki alanlarının daraldığı, buna mukabil yeni yöresel ve küresel aktörlerin sahneye çıktığı bir döneme şahit oluyoruz”

Türkiye Enerji Zirvesi Özel Lansmanı’nda enerji ve meslek dünyasının temsilcileriyle bir araya gelmekten büyük bir tatmin duyduğunu gösteren Bakan Dönmez, “Dünyanın doğaüstü bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Dönmez, “21. yüzyılın az önce 20 yılını geride bıraktık ama bugüne dek yaşananlar dünyada yeni bir kırılmaya yol açtı. 21. yüzyılın acayip zamanları daha birincil çeyreği bile bitirmeden bildiğimiz böylece çok ezberi yerle bir etti. Küresel medeniyetin, askeri, siyasi ve toplumsal düzenin kodları bundan böyle her tarafta yazılıyor. 21. yüzyıldaki siyasi ve hesaplı makas değişimleri önceki yüzyıla tarafından dünyanın geri kalanını fazla daha çabuk etkiliyor. Bundan Böyle geleneksel süper güçlerin tesir alanlarının daraldığı, buna mukabil yeni bölgesel ve küresel aktörlerin sahneye çıktığı bir döneme şahit oluyoruz. Dengelerin her yerde oluştuğu bu döneme damgasını vuran gelişmelerin başında şüphesiz ki oysa teknoloji geliyor. Kendi sektörümüzden ele alacak olursak, teknolojinin merkezde yer aldığı bir değişim, salgın sonrası dönemde daha rekabetçi ve çevresel açıdan sürdürülebilir bir enerji geleceği için yeni fırsatlar oluşturacaktır. Fakat şu gerçeği gözden kaçırmamak gerekir. Covid-19 nedeniyle dünya ekonomisi ciddi bir durgunluğa girdi. Piyasalardaki hareketlenme aşı ve hap çalışmalarının başarısına endekslenmiş durumda. 2021 yılı küresel ekonomilerin yavaşça canlanmaya başlayacağı bir yıl olacak fakat bu toparlanmanın ne değin süreceği öngörülebilirlik açısından kayda değer” biçiminde konuştu.

“Yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminde yüzde 45-50 seviyelerindeyiz”

“Dünya ekonomileri kesinlikle kayıpların telafisi için daha artı gaza basacak” diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu durum Avrupa ve ABD başta edinmek üzere düşen enerji talebini tekrar canlandıracak. Bu durum da enerji yatırımları için yeni fırsat pencereleri açacak. Ancak dünya bu saatten sonradan yeni yola eski yöntemlerle devam edemez. Rapor bu anlamda referans ve alternatif senaryolarla bize yeni ufuklar, yeni yol ve yöntemler sunuyor. Biz Bakanlık olarak, çalışmaya en başından beri tam takviye verirken bir şartımız vardı. Arkadaşlarımıza her türlü teknik desteği sağlayın fakat temel düşüncelere, senaryolara karışmayın dedik. Biz de özel sektörün, bizim dışımızdaki aktörlerin Türkiye enerji görünümlerini görelim istedik. Bu doğrultuda bizim ekibimiz de teknik noktalarda destek verdi ve hep beraber sonuçları heyecanla bekledik. Raporda da bu açık bir şekilde ifade edildiği gibi yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin merkezde olduğu bir gelecek bizi bekliyor. Türkiye bu konuda kayda değer adımlar attı. YEKA’lar ve lisanssız üretimle yenilenebilir enerjide önemli bir ivme yakaladık. Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu gücümüz içerisindeki payını yüzde 60’a çıkardık. Yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminde yüzde 45-50 seviyelerindeyiz.”

“Yerli kaynakların elektrik üretimindeki payı Aralık 2018’den bu yandan durmadan 23 aydır aylık bazda yüzde 50’nin üstünde seyrediyor.”

2020 yılında devreye alınan yenilenebilir kurulu şiddet miktarının, Avrupa’daki 17 ülkenin yenilenebilir kurulu gücünden daha fazla olduğuna dikkat çeken Bakan Dönmez, “2020 dünya geneli için böylece iyi geçmese de bizim açımızdan yenilenebilir enerjide manâlı bir dönüm noktası oldu. 2020 Nisan ayında yerli ve yenilenebilir enerjiden elektrik üretimi yüzde 79,6 olarak gerçekleşti. Bu değerler 2000 yılından bu yandan aylık bazda en yüksek değerler olarak kayda geçti. Yerli kaynakların elektrik üretimindeki payı Aralık 2018’den bu yandan defalarca 23 aydır aylık bazda yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor.2019 yılında yenilenebilir enerji kapasite artışı bakımından 2018’e kadar dünyada 15., Avrupa’da 5. sırada yer aldık. 2020 yılında devreye aldığımız yenilenebilir kurulu zorlama miktarı, Avrupa’daki 17 ülkenin yenilenebilir kurulu gücünden daha fazla. 2020 yılının tüm aylarında toplam güneş ve rüzgar üretiminin toplam imal içindeki oranı yüzde 10’un üstünde gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

“İnşallah ilk reaktörü 2023’te, kalan 3 reaktörü de birer sene arayla devreye alacağız”

Akkuyu’da işlerin planlandığı şekilde yürüdüğünü dile getiren Bakan Dönmez, “Akkuyu NGS’nin üçüncü ünitesi için inşaat lisansı verildi. İnşallah birincil reaktörü 2023’te, kalan 3 reaktörü de birer yıl arayla devreye alacağız. Nükleer enerji bizim için bilhassa nükleer teknolojinin geliştirilmesi için hayati öneme sahip. Başta bu teknolojinin transferi gerisinde yerli know-how, data ve tecrübenin oluşturulması enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi için attığımız adımların en önemlilerinden biri olacak. Nükleer teknolojiyle beraber sıhhat, tarım, uzay ve haberleşme, yakıt pilleri, gibi böylece fazla alanda geliştirilecek üst düzey teknolojinin de öncülü olacak” açıklamasında bulundu.

“TOGG banttan inmeden çok miktar altyapısına dair çalışmalarımızı büyük oranda tamamlamış olacağız”

Dönmez, “Ulaştırmada ise referans mantıksal bağ yerine alternatif devamlılık sonuçlarını tercih ettiğimi de söyleyebilirim. Özellikle yerli otomobille birlikte yük altyapısının oluşturulmasına yönelik ilgili Bakanlıklarla koordineli bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planımızda bu konuda farklı senaryolar üzerine çalıştık. İnşallah TOGG banttan inmeden yük altyapısına dair çalışmalarımızı büyük oranda tamamlamış olacağız” diye konuştu.

“Bizim başta lüzum ulus, lüzum özel sektör gerekse de üniversiteler tarafından yapılan Ar-Ge çalışmalarını tek bir havuzda toplamamız gerekiyor”

Türkiye’de teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge birikiminin oluşması için 3 husus olan kurumsallaşma, kültür ve katılımcılığı kritik gördüklerini belirten Bakan Dönmez, şunları kaydetti:

“Dünya Enerji Görünümü 2020 Raporu’nda da Fatih Birol bu konuya değindi ve güneşi dünya elektrik piyasasının yeni kralı duyuru etti. Hiç kuşkusuz dünya ile birlikte Türkiye’de de güneş ve rüzgarda önemli bir kapasite artışı olacak. Ama bizim burada üzerinde bilhassa durduğumuz bir nokta var fakat o da teknoloji. Konuşmamın başında da bahsettim dünyanın bu denli hızlı değişimine niçin olan teknolojinin enerji sektörünü etkilememesi beklenemezdi. Raporda da Covid-19’un etkisi ve inovasyona özel bölüm ayırmanız bu anlamda fazla yardımsever olmuş. Sabancı Grubu’nun girişimcilik ve inovasyona desteğini zaten biliyoruz. Bizler de enerji dönüşümünde girişimcilik ve inovasyonu fazla önemsiyoruz. Biliyorsunuz TENMAK’ı kurmuştuk. Türkiye enerji görünümünde de bu konunun öne çıkarılmasını fazla manâlı buluyorum. Türkiye’de teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge birikiminin oluşması için 3 hususu kritik görüyoruz: Kurumsallaşma, kültür ve katılımcılık. Türkiye’de Ar-Ge çalışmaları başlıca birbirinden bağımsız bir şekilde işliyor. Kurumlar arası koordinasyon eksikliğinden dolayı aniden artı proje öbür etaplarda benzer sonuca ulaşmaya çalışıyor. Bu yan ki beraberinde emek ve maliyet kaybını da getiriyor. Türkiye Enerji Raporu’nda da atfedildiği üzere teknoloji odaklı bir enerji sektörüne dürüst vaziyet laf konusu. Bizim ilk kez gerek millet, lüzum özel sektör gerekse de üniversiteler tarafından yapılan Ar-Ge çalışmalarını tek bir havuzda toplamamız gerekiyor. Buradan doğacak sinerji katma kıymetli mahsul geliştirilmesine odaklı, esnek yapıda, proje tabanlı, uluslararası meslek birliklerine açık bir yapıyı da doğuracaktır. Diğer bir husus kültür. Teknolojinin ortaya çıkması her şeyden önce oluşturulacak iklime, altyapıya ve kültüre dayanıyor. Teknolojik çalışmaların bir birikime, değere dönüşmesi için teknoloji kültürünün toplumun geneline hâkim olması gerekiyor. ABD’de böylece çok evin garajında dünyanın en kayda değer buluşları çıkıyor. Teknoloji üretiminin toplumsal kültüre dönüşmesi için hoş bir misal. Bu şu kavrama geliyor. Teknoloji üretimi için illa ama büyük tesislere, son teknoloji ekipmanlara ihtiyacınız yok. Her şey bir fikirden ve network’ten doğuyor. Bunu bir meslek kültürü olarak toplumun geneline yaymamız gerekiyor. Son olarak katılımcılık. Burada pat diye artı öbür fikre yer açmamız gerekiyor. Aniden pozitif fikri teknoloji üretimine katmamız ve sinerji oluşturmamız gerekiyor.”

Yapılan çalışmanın manâlı olduğunu bildiren Bakan Dönmez, “Ülkeye hizmet sadece devlet içinde olmuyor. Özel sektörün, araştırma merkezlerinin toplumsal zekayı besleyen ve ülkemizi bir adım daha ileri götüren bu çalışmasını da ben ülkeye bir hizmet olarak görüyorum. Sektörümüzün gelişimi için bu manâlı eserde emeği olan tüm çalışanlara fazla teşekkür ediyorum” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort