Bakan Akar: "Libya'nın BM göre tanınan yasal hükümetini destekliyoruz"

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar,” Libya’nın BM kadar belli yasal hükümetini destekliyoruz” dedi.

Milli Savunma Bakanı Akar, Siyaset, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (SETA) kadar düzenlenen Milletlerarası Libya Konferansı’na katıldı. Video Telekonferans yöntemiyle gerçekleşen konferansta Libya ile ilişkiler başta almak üzere kayda değer değerlendirmelerde yer alan Bakan Hulusi Akar, ” Türkiye ve Libya’nın 500 yıllık müşterek kültürü ve müşterek tarihi var. Öncelikli hedefimiz, Libyalılar kadar yönetilen ve toprak bütünlüğü ve milli birliği bozulmadan tüm Libyalıları kucaklayan egemen ve baskın bir Libya’dır. Libya’nın BM göre bilinen yasal hükümetini – Milli Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) destekliyoruz.

Hafter güçlerinin yardım arayışıyla 2019 yılında Trablus’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının peşinde, Ulusal Mutabakat Hükümeti beş ülkeye mektup yolladı: ABD, İngiltere, İtalya, Cezayir, Türkiye ve NATO. Türkiye olumlu cevap veren tek ahali oldu. Bu fazla kayda değer bir noktadır. Bu davete ve ikili anlaşmamıza istinaden Libya’daki yasal hükümet güçlerine Eğitim, İşbirliği ve Danışmanlık desteği vermekteyiz.Bu destek oyunun kurallarını değiştirdi ve Trablus çevresinde insani bir trajediyi önlerken sahada bir denge oluşturulmasına yardımcı oldu. Aslında Türkiye, sahadaki Hafter kuvvetlerine yardım eden ve onlara karşı tartı sağlayan tek ülke oldu.Ocak ayında Türkiye’nin İstanbul ve Moskova’da Libya’da ateşkes için yürüttüğü çabalar, Berlin Konferansı’nın önünü açtı ve tembel Birleşmiş Milletler siyasi sürecini ilerletti.Türkiye’nin desteğiyle, UMH iyi niyetini gösterdi ve Berlin Konferansı’nın sonuçlarının yanı sıra öteki barıştırma çabalarını kabul ederken, Hafter her zaman münazara masasından uzaklaştı. Bu diğer bir esas nokta.Hafter’in yürüttüğü zalim saldırganlık kampanyasının Libya için yok edici sonuçları oldu. Paralı gruplar göre desteklenen Hafter kuvvetleri, hastaneleri, limanları, havaalanları, okulları, elçilikleri, yerleşim alanlarını ve tıbbi malzeme depolarını ayrım gözetmeksizin bombaladı. Siviller tıbbi tedaviye gereksinim duyarken ve Covid-19’dan muzdaripken bile Trablus’un su ve elektrik kaynağını kestiler. Mart ayının sonunda, UMH bir karşısında atak operasyonu başlamak zorunda kaldı. Hafter güçleri Trablus’tan çekilmeye başlayınca geride mayın ve patlayıcılar bıraktı. İnsani yardımımızın bir parçası olarak, Hafter güçleri göre döşenen mayınları ve EYP’leri temizlemenin yanı sıra bir hastane yönetiyoruz. EED ekibimiz, bazıları günahsız çocukları öldürecek oyuncakların içine gizli birçok patlayıcı cihazı etkisiz hale getirdi” diye konuştu.

“Hafter’e yapılan dış yardımların bir lahza önce kesilmesi lazım”

“Hafter güçlerinden temizlenen bölgelerde bugüne değin çok sayıda toplu mezar bulundu ve yüzlerce kişinin kalıntıları ortaya çıkarıldı” diyen Bakan Akar, şöyle devam etti:

” Bir Takım partiler siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia ediyorlar ama ne eyvah ama Hafter’e silah ve askeri malzeme sağladılar. Hafter’e bahşedilen bu dış destek Libya’da uzlaşma ve istikrarın önündeki en büyük engel oldu. Lütfen bunu anekdot alın. Libya’da barışma ve istikrarın sağlanması için Hafter’e yapılan tüm dış yardımların bir lahza önce kesilmesi şarttır. Hafter güçleri ve tanıdık olmayan paralı askerler güvenlik, kararlılık ve diplomatik çabalar için büyük bir korkutma oluşturuyor. Hepimizin kabul ettiği gibi, bu sorunun askeri bir çözümü yok.5+5 Ortak Askeri Komite’de, BM önderliğindeki siyasi sürece uygun bir ortam oluşturmak için daimi ve sürdürülebilir mütareke için görüşmeler başladı. Bu bağlamda 23 Ekim’de görüşmelerdeki iki Libya heyeti Cenevre’de ateşkes anlaşması imzaladı.

Libya’daki krize siyasi bir çözüm bulmak ve geleceğe karşın bir yol haritası çizmek amacıyla geçtiğimiz günlerde Libya Siyasi Diyalog Forumu, UNSMIL himayesinde Tunus’ta toplandı.Yol Haritası gibi bir takım kayda değer gündem maddeleri tartışılmış olsa da, Forum’un bir Başkanlık Konseyi ve Başbakan vermek için hala zamana ihtiyacı olduğunu anlıyoruz. Umuyoruz ancak; Libya içi diyalog mekanizmaları kapsamında kazanılan ivmeler fiziksel sonuçlar verecek. Uygulanabilir ve kalıcı bir çözümün yolunu açacaktır. bu nedenle, birleşmiş bir hükümet için kilit siyasi figürleri daha fazla mücadele göstermeye özendirme ederek BM öncülüğündeki uzlaştırma sürecini desteklemeye devam edeceğiz. Hafter ve destekçilerinin bu fırsatı ele geçirmelerine elbette izin verilmemelidir. Bu gelişmeleri gönül rahatlığıyla karşılarken, acilen daha iyi görebiliriz ama; Hafter ve destekçileri Hafter’in kötü niyetli amaçlarına vahşi güç kullanarak ulaşabileceğine inandıkları için Libyalılar en düşük bir buçuk sene kaybetti.”

“Libya’nın sahip olduğu siyasi süreci desteklemeye devam edeceğiz”

Milli Mutabakat Hükümeti’nin tekrar tekrar çok yapıcı olduğunuve krizi dostça yollarla bitirmeye çalıştığını vurgulayan Akar şunları kaydetti:

” Bu bağlamda çabaları ve olumlu katkıları için Bakan Nemrush’a teşekkür ediyorum. Bizim açımızdan Türkiye, Libya halkının beklentilerini karşılayacak yerinde bir siyasi çözüm bulmaya kararlıdır. Son on yılda yaptığımız gibi, BM himayesi aşağıda Libya liderliğindeki, Libya’nın sahip olduğu siyasi süreci desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye, Libya’da barışma ve istikrarın sağlanması için milletlerarası toplumun çabalarını muhakkak takdir etmektedir. Ama bu çabalar Libyalı kardeşlerimizle mevcut bağlarımızı sınırlamamalıdır. Daha önce de bahsettiğim gibi, her durumda Milli Mutabat Hükümeti’ne varlığımız ve desteğimiz bir davete ve ikili anlaşmalarımıza dayanmaktadır ve uluslararası hukuka uygundur.

Meşru hükümete vermiş olduğumuz desteğin, diplomasi için ülkedeki düşmanlıkları sona erdirme ve çatışmada daimi bir siyasi çözüme ulaşma fırsatı sağladığı yaygın olarak kabul edilmektedir. Türkiye, Libya Hükümeti’nin çağrısına cevap vermemiş olsaydı, Hafter güçlerinin çekilmesinden daha sonra ortaya çıkarılan toplu mezarlar ve cesetler ile EYP’ler ve mayınlar, pekala gerçekleşmiş olabilecek başka bir insani trajedinin sağlam bir kanıtıdır.

Şimdiye değin Libya’da ne yaptığımızı ve niçin yaptığımızı konuştum. Şimdi bundan sonra ne yapılması gerektiğine bahsetmek istiyorum. Önceliklendirmemiz gereken en kayda değer konulardan biri de Libya halkının endişelerini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak güvenlik sektörünü tekrar yapı etmektir.

Libya’daki Güvenlik Sektörü Reformu büyük ölçüde halkın desteğine ve siyasi iradeye bağlıdır ve bu olmadan reformlar başarısızlıkla sonuçlanabilir. SETA’nın raporunda belirtildiği gibi, Libya halkı güvenliği refahın bir ön koşulu olarak görüyor. Bu bakımdan Libya’nın ahenkli bir aralıksız ordu yapısına ihtiyacı var. Yamalı silahlı gruplardan uyumlu silahlı kuvvetlere geçişin önünü açılmak için Libya askeri personelini keza Libya’da hem de Türkiye’de eğitiyoruz. Bu eğitimin, öteki uluslararası çabaları tamamlayarak Libya’da kapasite geliştirmeye manâlı bir katkı maddesi oluşturacağına inanıyoruz.

SETA’nın raporu, Libya’daki güvenlik sektöründe reform yapmanın ne kadar kayda değer olduğunu ortaya koyuyor. Bir Takım manâlı noktaların altını çizmek istiyorum:

Güvenlik Sektörü Reformu, Libya’nın mevcut güvenlik durumunun bütün yönlerini kapsayacak şekilde kapsayıcı olmalıdır. Reform çabaları, Libya toplumunun tüm kesimlerini memnuniyet etmelidir. Bu çabaların başarıya ulaşması için iç refah ve sükûnet ortamının oluşturulması gerekiyor.

Gelecekteki aksilikleri, olayları ve çatışmaları önlemek için emniyet kavramları, organizasyonları, yetkileri ve sorumlulukları dobra dobra tanımlanmalıdır. Reform dahilinde atılacak adımların olumlu karşılanması için şeffaf bir şekilde Libya halkı ile paylaşılması gerekmektedir. Emniyet Sektörü Reformu, Libya’daki tüm taraflara aleyhinde kapsamlı ve objektif olmalıdır. Fakat böylelikle Libya’da gelecekteki mümkün krizler önlenebilir. Bu noktaları kapsayan reformların başarılı ve uzun ömürlü olacağına inanıyorum.”

Türkiye reformlara desteğini sürdürmeye kararlıdır

Akar şunları dedi:

“Türkiye, reformlara desteğini sürdürmeye ve Libya halkına milli emniyet, siyasi istikrar ve temel ulus hizmetlerini sağlamaya kararlıdır. sonuç olarak Türkiye, istikrarlı, barışçı ve müreffeh bir Libya’nın kurulmasında kardeşlerimizin, Libya halkının ve Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin yanında yer almakta kararlıdır.

Bu hedefe oysa kapsamlı bir emniyet sektörü, işleyen bir millet yönetimi ve yeterli hesaplı, politik ve sosyal reformlardan oluşan fazla boyutlu bir taktik ile ulaşılabilir. Sözlerimi bitirmeden önce, SETA’nın iki yılı aşkın bir egzersiz sonucunda yayınlanan raporuna katkıda bulunan herkese teşekkür ederim.

Benim manzara açıma tarafından, bu raporun en belirgin özelliği, Libya için öngörülen güvenlik sektörü reformunun Libya’nın yerel normlarına, tarihine, kültürüne ve geleneğine yerinde ülkü getirilmiş olmasıdır.”Herkese uyan tek boyut”, geleneksel reform paketi değildir.

Eminim ki bu nesil araştırmalar Libya halkına hizmet edecek ve şiddet kazandıkları kazanımlarını daimi ülkü getirecektir. Alandaki gerçekler üzerine yapı edilen ve bütün Libyalıları kucaklayan bu cins tarafsız akademik çalışmaları çoğaltmak yardımcı olacaktır.”

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort