MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Allah katında kıyamete dek geçerli olan tek adalet din İslam'dır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Öncelikli stratejik hedefimiz Cumhur İttifakı’nın devamıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla oturması, devlet ve toplum hayatına kök salarak olgunlaşmasıdır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Ahali Meclisinde (TBMM) gerçekleştirilen MHP grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. “Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümüne 3 takvim bir süre kala, Türkiye’nin yükseliş çabası her nesil engellemeye rağmen kararlılıkla devam etmektedir. Fikri serbest, vicdanı hür, irfanı özgürlük, istikbali özgür Türk milleti, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne toz kondurmama azmindedir. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muharrik ve muhkem vasfıyla Türkiye Cumhuriyeti prangalarını kırmış, kronik sorunlarına neşter vurmuştur. Cumhur ile Cumhuriyet ayrılmamak üzere kucaklaşmıştır. Geçmiş ile gelecek, ülke ile ayla, tarih ile coğrafya, fikir ile duygu, duruş ile yükseliş birleşmiş, bütünleşmiş, kenetlenmiştir” şeklinde konuştu.

“Idare sistemimizdeki reform Türkiye’nin önünü açmıştır”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye’nin önünün açıldığını vurgulayan MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Devlete başat olan şiddet ve yetki kargaşası sonlanmıştır. Başkalarının ağzına bakan değil baktıran, onun bunun lekeli senaryolarına boyun eğen yok icabında boyun eğdiren, yeri gelirse kafa tutan bir kudret sivrilmiş, bir zorlama serpilmiştir. Yönetim sistemimizdeki reform Türkiye’nin önünü açmıştır. Cumhuriyet’in yüzüncü yıldönümüne giden süreçte sistemsel aksaklıklar telafi edilmiş, devlet yönetimindeki zaaflar demokratik vasıtalarla giderilmiştir. Türk milletinin karakterine ve tarihi müktesebatına en uygun idare şekli olan Cumhuriyet, en az bu dek milletimizin ruh kökünü yansıtan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tamamen güçlenmiş, sağlam ve dinç bir bünyeye kavuşmuştur” ifadelerini kullandı.

“Öncelikli stratejik hedefimiz Cumhur İttifakı’nın devamıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin olgunlaşmasıdır”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin daha mesut, daha muvaffak, daha muzaffer, daha muasır, daha müreffeh olmasının önünde hiçbir pürüz kalmadığını vurgulayan Bahçeli, “Öncelikli stratejik hedefimiz Cumhur İttifakı’nın devamıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tüm kurum ve kurallarıyla oturması, devlet ve toplum hayatına kök salarak olgunlaşmasıdır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem amaçlayanların ne hallere düştükleri, nasıl bir tenakuz ve tutarsızlığın içine yuvarlandıkları ortadadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne abuk sabuk tenkit getirenlerin iddiaları çürük, ithamları güdük, isnatları düşüktür. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş emeli taşıyanlar, önce kendilerine çeki düzen vermeli, ilk olarak alev alan çatılarını söndürmenin derdiyle dertlenmelidir” diye konuştu.

“Zillete düşenlerin birbirini yemeleri, birbirlerini kötüleyip ulu orta hızara vermeleri bir siyaset değil, kaotik ve yürek parçalayıcı bir çarpıklığın özetidir”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin parlementer sistemde oluşan sıkıntıların önüne geçtiğini vurgulayan Bahçeli şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, parlamenter sistemle mündemiç kriz damarını kesip atmıştır. Hastalık tedavi edilmiştir. Bu damara bağlananların, bununla beraber eski alışkanlıklardan kurtulamayanların hala birbirlerine nasıl tuzak kurdukları, nasıl taarruz ettikleri malumdur, tüm çıplaklığıyla bilinmektedir. Kriz severlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir. Çünkü bu alıcı siyaset anlayışlarının gıdası cepheleşmedir, kaldı ancak Cumhur İttifakı karşı tutunma ihtimalleri olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum sağlamaları da eşyanın tabiatına tamamiyle aykırıdır. Türk milleti kimin kime hangi yalan ve bacak oyununu fısıldadığını dobra dobra görmekte, gerekli gelen notlarını sandık vaktinde ölçmek üzere almaktadır. Zillete düşenlerin birbirini yemeleri, birbirlerini kötüleyip yüce orta hızara vermeleri bir siyaset yok, kaotik ve acıklı bir çarpıklığın özetidir. Milletimizin istediği kaos ve kriz yok, kolaylık, rahat, sükûnet, zenginleşme, büyüme, gelişme, birlik ve beraberliktir.”

“Cumhur İttifakı vatan ve halk müziği sevdasıyla yedi düvele direnmektedir”

Cumhur İttifakı’nın vatan ve halk sevdası ile yedi düvele karşısında direndiğini vurgulayan Bahçeli, “Kulislerin ve hiziplerin partisi olan ne CHP, terörün yedeği ve teröristlerin siyasi yeleği olan ne HDP, ne de karanlık bir projeden mütevellit olan İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Etseler bile, bunun sonu üzeri çiçeklerle tuzaklanmış uçuruma açılacaktır. Bunların ahı gitmiş vahı kalmıştır. Bunları ayakta tutan mecalleri bile tükenmiştir. Cumhur İttifakı vatan ve millet sevdasıyla yedi düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, konusu melanet ve rezalet olan bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelinmiştir. ‘Gerekirse Türkiye Komünist Partisi’ne bile geçeriz’ diyen siyaset fukaralarının, gerçekte kimlerle zaman geçirdiği, kimlerin değirmenine su taşıdığı, kimlerin icazetine mahkum olduğu bizim tarafımızdan fazla nettir. Ha TKP, ha HDP, ha TKP, ha CHP, sorarım sizlere bunlar arasında ne fark vardır? Dümen benzer, yalnızca dümenciler farklıdır. Ceset benzer, sadece devir paylaşımı ayrıdır. Türkiye’yi sokakta teslim almaya niyetlenen, ait olduğu terör örgütüyle birlikte iç isyana kalkışan terörist Demirtaş’ı aynı üslupla öven bunlar yok midir” açıklamalarında bulundu.

“Hele bir çıksınlar sokağa da, yürek parçalayıcı şekilde görsünler Hanya’yı Konya’yı”

Cadde çağrısı yapanlara sert bir çıkış yapan Bahçeli, “ABD Başkan adaylarından Biden’in iktidarı devirme planlarının gündeme yansıması, parti kurmayın sokağa dökülün tavsiyesi verenlerin deşifre edilmesi son derece açıkgöz olmamızı gerektirmektedir. Bazı hain kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları da CHP propagandası yapayım derken ateşle oynamaktadır. Neymiş, cadde hazırlanmış, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş ve de yeni Meclis oluşmalıymış, güya Kürt meselesi demokratik ve şeffaf biçimde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar sokağa da, dokunaklı şekilde görsünler Hanya’yı Konya’yı, dünyanın kaç bucak olacağını. Hodri meydan, Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, cadde serserilerine teslim edilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

“AB ülkelerine başat olan Türk ve İslam düşmanlığı endişe verici boyutlardadır”

Avrupa Birliği ülkelerinde Türk ve İslam düşmanlığının vesvese verici konuma yükseldiğini vurgulayan Bahçeli, “Merhum vatan şairimiz Akif’in dediği gibi, uygarlık tek kadınsı kalmış canavardır. Zira medenilik gösterisi yapan, istismar ettiği demokrasi, bağımsızlık ve insan hakkı değerlerinin içini boşaltan Batı zihniyeti ahlaken ve siyaseten çökme patikasındadır. AB ülkelerine başat olan Türk ve İslam düşmanlığı kaygı verici boyutlardadır. Küresel haz, küresel yargı, küresel vicdan kurumuştur. Berlin’de bulunan Mevlana Camii’ne geçen hafta bir sabahtan namazı vakti yapılan kalabalık polis operasyonu inançlarımıza yönelik bayağı bir suikast girişimidir. Irkçılık, İslamofobi ve Türk düşmanlığı ihtiyar kıtaya karargah kurmuştur. Hollanda Özgür Partisi’nin soysuz Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na terörist diyecek dek alçalmış, reel manada teröristin, caninin, faşistin ve barbarın kim olduğunu gözler önüne sermiştir” diye konuştu.

“Allah katında kıyamete değin geçerli olan tek adalet din İslam’dır”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un İslam’ı tekrar yapılandıracaklarına dair sözlerini hatırlatan Bahçeli şunları söyledi:

“Son zamanlarda Müslümanlara ve yüce dinimize yönelik Fransa’da sergilenen hayasız yasaklama ve ablukalar hepimizi içten yaralamaktadır. Macron, güya ‘İslamcı ayrılıkçı’ görüşlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık 2020’de Bakanlar Kurulu’na sunulacağını edepsiz bir yüzle açıklamıştır. İslam’ı her tarafta yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı cehaletin ve husumetin taşeronluğuna soyunmuştur. İslam’ın dünyanın her uygun kriz yaşadığını ileri sürmek, bu nedenle yapılandırılacağından söz etmek muhteris ve müflis Macron’un haddi değildir. Zeka Olarak melekelerini hepten kaybetmiş Macron’un kafa yoracak, mesele yapacak başka işi, diğer gündemi, başka meşgalesi değil mudur? Bu siyasi şizofren ne hakla İslam’ı yapılandırmayı niyet olarak belirlemiştir? Biliyor ve iman ediyoruz ama, Allah katında kıyamete değin geçerli olan tek hak din İslam’dır. Tüm insanlığın ebedi kurtuluşu Allah’ın son dini İslam’a teslim olmaktan geçer. Dünya ve ahiret saadeti, Kur’an-ı Kerim’in yaşam veren mesajlarına, Resulullah Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) emsalsiz tebliğine, özgün ahlakına bağlıdır. Dinin sahibi Allah’tır (Celle celalüh).”

“Karabağ Azerbaycan’dır, Karabağ Türk’tür, işgalci Ermenistan haksızdır, hukuksuzdur, teröristtir”

Azerbaycan’ın işgal edilen yurt topraklarını da bir bir geri aldığını vurgulayan Bahçeli, “Azerbaycan Dağlık Karabağ’da kahramanca mesafe almaktadır. İşgal edilen yurt toprakları birer birer kurtarılmaktadır. En son Kubatlı büyük kasaba merkezi özgürlüğüne kavuşmuştur. Fuzuli, Hadrut, Cebrail, Zengilan, Kelbecer illerinin bir kısmı işgalden arındırılmıştır. 3 şehir halkı merkezinde, 3 kasabada, 150 civarında köy ile bir takım manâlı tepelerde işgal sonlandırılmıştır. Karabağ Azerbaycan’dır, Karabağ Türk’cins, işgalci Ermenistan haksızdır, hukuksuzdur, teröristtir” ifadelerini kaydetti.

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort